2026 Kira Artış Oranı Ne Kadar?
Türkiye'de kira artış oranı, hem kiracılar hem de ev sahipleri için her yıl en çok merak edilen konuların başında gelmektedir. 2026 yılında yasal kira artış oranı, kiracı ve ev sahibi haklarını doğrudan etkileyen kritik bir parametre olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Bu kapsamlı rehberde, kira artış oranının nasıl hesaplandığını, kiracı ve ev sahibi haklarını, tahliye süreçlerini ve İstanbul'daki kira piyasasını detaylı olarak ele alacağız.
Kira ilişkileri, Türkiye'de en yaygın hukuki uyuşmazlık konularından birini oluşturmaktadır. Hem kiracıların hem de ev sahiplerinin haklarını bilmesi, karşılıklı güven ortamının sağlanması ve olası anlaşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Doğru bilgiyle hareket etmek, taraflar arasındaki ilişkiyi sağlıklı bir zeminde tutar ve hukuki süreçlere gerek kalmadan sorunların çözülmesine katkı sağlar.
2026 Yasal Kira Artış Oranı: TÜFE Bazlı Hesaplama
Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, konut kira sözleşmelerinde kira artış oranı, bir önceki kira yılının on iki aylık TÜFE ortalamasını geçemez. Bu düzenleme, kiracıları aşırı kira artışlarından koruma amacı taşımaktadır.
2026 yılı için uygulanacak yasal kira artış oranı, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi verilerine dayanmaktadır. Kira yenileme döneminize göre, son on iki aylık TÜFE ortalaması hesaplanarak üst sınır belirlenir. Bu oran, sözleşme yenileme tarihine göre her kiracı için farklılık gösterebilir; çünkü TÜFE verileri her ay değişmektedir.
Daha önceki yıllarda uygulanan yüzde yirmi beş kira artış tavanı uygulaması sona ermiş olup, 2026 yılında TÜFE bazlı normal hesaplama yöntemi geçerlidir. Bu durum, enflasyonun seyrine bağlı olarak kira artış oranlarının değişkenlik gösterebileceği anlamına gelmektedir. Kiracılar ve ev sahipleri, sözleşme yenileme tarihleri yaklaştığında güncel TÜFE verilerini yakından takip etmelidir.
Önemli bir husus da şudur: Yasal kira artış sınırı yalnızca konut kiraları için geçerlidir. İşyeri kiraları için böyle bir sınırlama bulunmamakta olup taraflar serbest iradeleriyle artış oranını belirleyebilmektedir. Bu ayrımı doğru yapmak, özellikle karma kullanımlı gayrimenkullerde kritik öneme sahiptir.
Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanır: Formül ve Örnek
Kira artış oranını doğru hesaplamak, hem kiracılar hem de ev sahipleri için kritik öneme sahiptir. İşte adım adım hesaplama yöntemi:
Hesaplama Formülü
Yasal kira artış oranı şu formülle hesaplanır: Kira sözleşmesinin yenilendiği aydan bir önceki aya ait on iki aylık TÜFE ortalaması esas alınır. Bu ortalama, ilgili ayın TÜFE değeri de dahil olmak üzere geriye dönük on iki aylık TÜFE değerlerinin ortalamasıdır. Hesaplamada kullanılan TÜFE, bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranıdır.
Hesaplama Adımları
- Kira sözleşmenizin yenileme ayını belirleyin.
- Yenileme ayından bir önceki aya gidin.
- Bu aydan geriye doğru on iki aylık TÜFE yıllık değişim oranlarını listeleyin.
- Bu on iki değerin aritmetik ortalamasını alın.
- Bulunan oran, uygulanabilecek azami kira artış oranıdır.
Hesaplama Örneği
Örneğin, kira sözleşmeniz Haziran 2026'da yenileniyorsa, Mayıs 2026 ve öncesindeki toplam on iki aylık TÜFE ortalama değişim oranı üst sınır olarak uygulanır. Diyelim ki bu oran yüzde otuz beş olarak hesaplandı ve mevcut kiranız on beş bin lira ise, yeni kira üst sınırı on beş bin çarpı bir virgül otuz beş eşittir yirmi bin iki yüz elli lira olacaktır. Bu tutarın üzerinde bir kira artışı, kiracının onayı olmaksızın hukuken geçerli değildir.
Önemli Not: Yasal artış oranı bir üst sınırdır. Taraflar karşılıklı anlaşarak bu oranın altında bir artış uygulayabilir. Ancak üstünde bir artış, kiracının onay vermemesi durumunda hukuken geçersizdir. Kiracının baskı altında kabul ettiği artışlar da mahkeme tarafından geçersiz sayılabilir.
TÜFE Sorgulama
Güncel TÜFE verilerine TÜİK resmi web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca birçok hukuk ve gayrimenkul sitesinde de kira artış hesaplayıcıları mevcuttur. Bu araçlar, sözleşme yenileme tarihinizi girmenizle birlikte uygulanacak üst sınır oranını otomatik olarak hesaplar. Hesaplayıcı sonuçlarını TÜİK verileriyle doğrulamanız tavsiye edilir.
Kiracı Hakları: Detaylı Rehber
Türk hukuku, kiracıları pek çok açıdan koruma altına almaktadır. Kiracı haklarını bilmek, haksız uygulamalara karşı korunmanızı sağlar.
Temel Kiracı Hakları
- Sözleşme güvencesi: Belirli süreli kira sözleşmeleri, süre sonunda kiracı tarafından feshedilmediği sürece bir yıl daha kendiliğinden uzar. Ev sahibi, sözleşme süresinin bitmesi gerekçesiyle tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedemez. Kiracının fesih bildirimi, sözleşme bitiminden en az on beş gün önce yapılmalıdır.
- Kira artış sınırı: Kira artışı, yasal üst sınır olan TÜFE ortalamasını aşamaz. Ev sahibinin tek taraflı olarak bu sınırın üzerinde artış dayatması hukuken geçersizdir.
- Tahliye koruması: Kiracı, kira bedelini düzenli ödediği ve sözleşme koşullarına uyduğu sürece, ev sahibi tarafından keyfi olarak tahliye edilemez. Tahliye, ancak kanunda sayılan sınırlı hallerde ve mahkeme kararıyla gerçekleşebilir.
- Bakım ve onarım hakkı: Konutun yaşanabilir durumda tutulması ev sahibinin sorumluluğundadır. Çatı akması, tesisat arızası gibi yapısal sorunların giderilmesi ev sahibine aittir. Ev sahibi bu sorumluluğu yerine getirmezse, kiracı onarımı yaptırıp masrafı kiradan düşebilir.
- Depozito güvencesi: Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutu sözleşme koşullarına uygun teslim eden kiracının depozitosunun eksiksiz iade edilmesi gerekir.
- Ön alım hakkı: Kiracının, kiralanan konutun satışında yasal bir ön alım hakkı bulunmamaktadır ancak sözleşmede bu yönde bir madde konulabilir.
On Yıllık Kiracı Kuralı
Türk Borçlar Kanunu'na göre, on yılı doldurmuş kiracılar için ev sahibi, herhangi bir sebep göstermeksizin tahliye davası açabilir. Bu düzenleme, uzun süreli kira ilişkilerinde ev sahibinin mülkiyet hakkını koruma amacı taşır. Ancak bu hak, belirli prosedürlere uyularak ve mahkeme yoluyla kullanılabilir; doğrudan tahliye mümkün değildir. Ev sahibi, uzama yılının sonundan en az üç ay önce kiracıya yazılı bildirimde bulunmalıdır.
Yeni Sözleşme Talebi Karşısında Kiracı Hakları
Ev sahibi, mevcut sözleşme devam ederken kiracıdan yeni sözleşme imzalamasını talep edebilir. Ancak kiracı bu talebi kabul etmek zorunda değildir. Mevcut sözleşme, kiracı feshetmediği sürece kendiliğinden uzamaya devam eder. Yeni sözleşme imzalanması durumunda bile kira artışı yasal sınırlarla bağlıdır.
Ev Sahibi Hakları ve Sorumlulukları
Ev sahiplerinin de yasal çerçevede korunan hakları ve yerine getirmesi gereken sorumlulukları bulunmaktadır.
Ev Sahibinin Hakları
- Kira bedelini tahsil hakkı: Ev sahibi, sözleşmede belirlenen kira bedelini zamanında ve eksiksiz tahsil etme hakkına sahiptir. Ödeme gecikmeleri durumunda yasal yollara başvurabilir.
- Yasal artış uygulama hakkı: Her yıl, TÜFE bazlı yasal artış oranı dahilinde kira artışı talep edebilir.
- İhtiyaç nedeniyle tahliye hakkı: Kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konutu kullanma ihtiyacı doğduğunda, mahkemeden tahliye talep edebilir.
- Tadilat nedeniyle tahliye hakkı: Esaslı onarım veya tadilat gerektiğinde ve bu işlem konut boşaltılmadan yapılamıyorsa, tahliye talep edebilir. Ancak tadilat sonrası kiracıya öncelikli geri dönüş hakkı tanınmalıdır.
- Yeni malik tahliye hakkı: Konutu satın alan yeni malik, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya ihtarname göndererek altı ay sonra tahliye davası açabilir.
Ev Sahibinin Sorumlulukları
- Konutu yaşanabilir durumda teslim etme: Kiralanan konutun temiz, bakımlı ve yaşam için uygun durumda olması gerekir. Temel donanımların çalışır durumda olması ev sahibinin sorumluluğundadır.
- Yapısal bakım ve onarım: Binanın genel yapısal sorunları, çatı, cephe ve ana tesisat gibi konulardaki bakım ve onarım masrafları ev sahibine aittir.
- Vergi yükümlülükleri: Kira geliri üzerinden gelir vergisi beyannamesi vermek ve ilgili vergiyi ödemek ev sahibinin sorumluluğundadır. Kira gelirinin beyan edilmemesi vergi kaçakçılığı suçu oluşturabilir.
- Kiracı özel hayatına saygı: Ev sahibi, kiracının izni olmadan konuta giremez ve kiracının özel yaşam alanına saygı göstermelidir. Acil durumlar dışında önceden randevu alarak ziyaret edilmelidir.
Tahliye Davası Süreçleri
Tahliye davası, ev sahibinin kiracıyı konuttan çıkarmak için mahkemeye başvurduğu hukuki süreçtir. Tahliye, yalnızca kanunda belirtilen nedenlerle ve mahkeme kararıyla gerçekleştirilebilir.
Tahliye Nedenleri
- Temerrüt (kira borcunun ödenmemesi): Kiracının bir kira döneminde iki kez ödeme yapmakta temerrüde düşmesi halinde, ev sahibi tahliye davası açabilir. Her temerrüt durumunda kiracıya en az otuz gün süreli yazılı ihtar gönderilmelidir.
- İhtiyaç: Ev sahibi veya yakınlarının konutu kullanma ihtiyacı doğması halinde tahliye talep edilebilir. İhtiyacın gerçek ve samimi olması gerekir; mahkeme, gerçek ihtiyaç olmadığını tespit ederse davayı reddeder.
- Yeni malik: Konutu satın alan yeni malik, belirli süre ve koşullara uyarak tahliye isteyebilir. Bir ay içinde ihtarname gönderilmesi zorunludur.
- Esaslı tadilat: Konutun kullanımını imkansız kılan düzeyde tadilat gereksinimi halinde tahliye mümkündür. Tadilatın gerekliliği bilirkişi raporu ile belgelenmelidir.
- On yıllık uzama: Kira ilişkisi on yılı aştığında, ev sahibi sebep göstermeksizin tahliye davası açabilir. Üç aylık bildirim süresi zorunludur.
Tahliye davası süreci genellikle altı ay ile bir yıl arasında sürmektedir. Bu süre, mahkeme yoğunluğuna ve davanın karmaşıklığına göre değişebilir. İlgili tarafların süreci avukat desteğiyle yürütmesi tavsiye edilir. Dava masrafları ve avukatlık ücretleri de bütçe planlamasında dikkate alınmalıdır.
Kira Sözleşmesi Hazırlarken Dikkat Edilecekler
İyi hazırlanmış bir kira sözleşmesi, olası uyuşmazlıkların büyük çoğunluğunu önler. Sözleşme hazırlarken aşağıdaki noktalara dikkat edin:
- Tarafların kimlik bilgileri: Hem kiracının hem de ev sahibinin tam kimlik bilgileri, iletişim adresleri ve TC kimlik numaraları eksiksiz yazılmalıdır.
- Kira bedeli ve ödeme koşulları: Aylık kira tutarı, ödeme günü, ödeme yöntemi açıkça belirtilmelidir. Banka havalesi ile ödeme yapılması, ispat kolaylığı açısından tavsiye edilir.
- Kira artış şartı: Yıllık kira artışının nasıl hesaplanacağı sözleşmede yer almalıdır. Yasal üst sınır olan TÜFE ortalamasının üzerinde artış maddesi konulamaz.
- Depozito miktarı ve iade koşulları: Depozito tutarı, iade koşulları ve hangi durumlarda kesinti yapılabileceği açıkça tanımlanmalıdır.
- Sözleşme süresi: Başlangıç ve bitiş tarihleri net olarak belirtilmelidir.
- Konutun durumu: Konutun mevcut durumunu detaylı şekilde tanımlayan bir tutanak ve fotoğraflar sözleşmeye eklenmelidir. Bu tutanak, sözleşme sona erdiğinde depozito iadesinde referans noktası olacaktır.
- Bakım sorumlulukları: Hangi bakım ve onarım işlerinin kiracıya, hangilerinin ev sahibine ait olduğu belirlenmelidir.
- Alt kiralama yasağı: Kiracının konutu bir başkasına kiralayıp kiralayamayacağı açıkça belirtilmelidir.
- Evcil hayvan politikası: Konutta evcil hayvan beslenip beslenemeyeceği sözleşmede belirtilmelidir.
- Fesih koşulları: Her iki tarafın da sözleşmeyi hangi koşullarda ve hangi sürelerde feshedebileceği açıkça yazılmalıdır.
Depozito Kuralları
Depozito, kiracının kira sözleşmesi başlangıcında ev sahibine güvence olarak verdiği tutardır. Türk Borçlar Kanunu'na göre depozito tutarı üç aylık kira bedelini geçemez. Bu sınır, kiracıları aşırı depozito taleplerinden koruma amacı taşımaktadır.
Depozito, nakit olarak ev sahibine verilebileceği gibi, bankada ortak bir hesapta da tutulabilir. Kanun, depozitonun vadeli bir mevduat hesabına yatırılmasını öngörmektedir; böylece depozito tutarı faiz işleyerek değerini korur. Ancak uygulamada nakit olarak ev sahibine teslim edilmesi yaygındır. Hangi yöntemle ödenirse ödensin, makbuz veya dekont alınması kritik önem taşır.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, kiracının konutta bir hasar bırakmaması ve tüm borçlarını ödemesi halinde depozito eksiksiz iade edilmelidir. Ev sahibi, normal kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskime gerekçesiyle depozitoden kesinti yapamaz; yalnızca kiracının kusurlu olarak verdiği hasarlar için kesinti söz konusu olabilir. Hasar tespiti, sözleşme başlangıcındaki durum tutanağıyla karşılaştırılarak yapılır.
Aidat ve Yan Gider Paylaşımı
Apartman aidatı ve yan giderlerin paylaşımı, kiracı ile ev sahibi arasındaki en sık tartışma konularından biridir. Yasal düzenlemeye göre, konutun kullanımına ilişkin giderler kiracıya, konutun mülkiyetine ilişkin giderler ev sahibine aittir. Bu ayrımın net yapılması, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler.
Kiracının Sorumlu Olduğu Giderler
- Aylık apartman aidatı (genel giderler payı: temizlik, güvenlik, ortak alan aydınlatma)
- Su, elektrik, doğalgaz faturaları
- İnternet ve televizyon abonelikleri
- Günlük kullanımdan kaynaklanan küçük onarımlar (musluk contası, ampul değişimi gibi)
Ev Sahibinin Sorumlu Olduğu Giderler
- Bina sigorta bedeli ve DASK
- Asansör bakım ve yenileme masrafları
- Çatı onarımı ve bina dış cephe boyası
- Ana tesisat değişiklikleri (pis su, temiz su, doğalgaz ana hatları)
- Bina güçlendirme masrafları
- Emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
2024 yılından itibaren kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenleme, mahkemelerin yükünü azaltmayı ve tarafların daha hızlı çözüme ulaşmasını amaçlamaktadır. Arabuluculuk sürecini tamamlamadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı usulden reddeder.
Arabuluculuk sürecinde taraflar, bağımsız bir arabulucu eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlığı çözmeye çalışır. Arabulucu, tarafları bir araya getirir, iletişimi kolaylaştırır ve çözüm önerileri sunar ancak karar yetkisi taraflara aittir. Arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılması halinde, bu anlaşma ilam niteliğinde belge hükmünde olup mahkeme kararı gibi icra edilebilir.
Anlaşma sağlanamaması halinde ise taraflar mahkemeye başvurabilir. Arabuluculuk süreci genellikle birkaç hafta içinde sonuçlanır ve mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha hızlı ve düşük maliyetlidir. Kira artışı, depozito iadesi, tahliye ve bakım sorumlulukları gibi konularda arabuluculuk yoluyla çözüm aramak, her iki taraf için de avantajlıdır.
Arabuluculuk başvurusu, adliyelerdeki arabuluculuk merkezlerine veya Adalet Bakanlığı arabuluculuk portalı üzerinden yapılabilir. Arabuluculuk ücreti, uyuşmazlığın türüne ve süresine göre değişmekle birlikte, dava masraflarına kıyasla çok daha makuldür.
Kira Sözleşmesinin Feshi ve Bildirim Süreleri
Kira sözleşmesinin feshi, hem kiracı hem de ev sahibi tarafından belirli kurallara uyularak gerçekleştirilebilir. Kiracı, belirli süreli sözleşmelerde süre bitiminden en az on beş gün önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir. Bu bildirim yapılmazsa, sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzar.
Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiracı, altı aylık kira dönemi sonunda ve en az üç ay önceden yazılı bildirim yaparak sözleşmeyi feshedebilir. Ev sahibi ise belirsiz süreli sözleşmelerde on yıllık uzama süresinin sonunda, üç aylık bildirim süresine uyarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
Fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için yazılı olması zorunludur. Sözlü bildirimler hukuken geçerli sayılmaz. Bildirimin noter aracılığıyla yapılması, ispat kolaylığı açısından en güvenli yöntemdir. Ayrıca iadeli taahhütlü mektup ile de geçerli bildirim yapılabilir.
Erken Fesih Durumları
Bazı özel durumlarda kiracı, sözleşme süresinden önce fesih hakkına sahiptir. Konutun yaşam için elverişsiz hale gelmesi, sağlık sorunları nedeniyle konutun kullanılamaması veya zorunlu iş değişikliği gibi haklı nedenler, erken fesih gerekçesi olabilir. Ancak bu durumların belgelenmesi ve karşı tarafa uygun sürede bildirilmesi gerekmektedir.
İstanbul'da Bölge Bazlı Kira Ortalamaları
İstanbul'da kira fiyatları, lokasyona göre büyük farklılıklar göstermektedir. 2026 yılı itibarıyla bazı bölgelerdeki ortalama kira seviyeleri şu şekildedir:
Anadolu Yakası
Kadıköy ilçesi, merkezi konumu ve gelişmiş altyapısıyla İstanbul'un en yüksek kiralı bölgelerinden biri olmaya devam etmektedir. Moda, Fenerbahçe ve Caddebostan gibi semtlerde iki artı bir daire kiraları premium seviyelerde seyrederken, iç mahallelerde daha uygun seçenekler bulmak mümkündür. Kadıköy'de kira talebi her zaman yüksek olduğundan, uygun fiyatlı konutlar hızla kiralanmaktadır.
Maltepe, Kadıköy'e kıyasla daha uygun kira seviyeleri sunmaktadır. Özellikle Cevizli ve Bağlarbaşı mahalleleri, ulaşım kolaylığı ve yaşam kalitesiyle kiracılar arasında popülerdir. Maltepe'de iki artı bir daire kira ortalamaları, Kadıköy ortalamasının yüzde yirmi ile yüzde otuz altında seyretmektedir. Bu fark, Maltepe'nin sunduğu yaşam kalitesi düşünüldüğünde son derece avantajlıdır.
Ataşehir, özellikle finans ve iş merkezi çalışanları tarafından tercih edilen bir bölgedir. Ataşehir'in yeni gelişen kesimlerinde modern konut projeleri yüksek kira seviyeleri sunarken, eski mahallelerde daha uygun seçenekler mevcuttur. İş merkezlerine yakınlık, Ataşehir'de kira talebini sürekli yüksek tutmaktadır.
Avrupa Yakası
Beşiktaş ve Şişli, Avrupa Yakası'nın en yüksek kiralı bölgeleri arasındadır. Merkezi konumları, üniversite yakınlıkları ve gelişmiş ulaşım ağları, bu bölgelerdeki talebi sürekli yüksek tutmaktadır. Özellikle Nişantaşı, Etiler ve Levent gibi semtlerde kiralar İstanbul ortalamasının çok üzerindedir.
Beylikdüzü ve Esenyurt ise bütçe dostu kira seçenekleri arayan kiracılar için popüler bölgeler olmaya devam etmektedir. Metro hattının uzaması ve yeni sosyal alanların açılması, bu bölgelerin cazibesini artırmaktadır. Ancak merkeze uzaklık ve ulaşım süresi, bu bölgelerin temel dezavantajları arasında kalmaktadır.
Piyasa İpucu: Kira arama sürecinde, sadece ilan fiyatlarına değil, bölgenin ortalama kira seviyelerine bakın. İlan fiyatları genellikle pazarlık payı içerir. Profesyonel bir emlak danışmanı, bölgenin gerçek kira seviyelerini bilerek size avantajlı bir anlaşma yapmanızda yardımcı olabilir.
ENMAX Emlak Kiralık Portföy Avantajı
ENMAX Emlak olarak, İstanbul'da geniş bir kiralık konut portföyü sunuyoruz. Maltepe ve çevre ilçelerde yüzlerce kiralık konut seçeneğiyle hem kiracılara hem de ev sahiplerine profesyonel hizmet veriyoruz.
Kiracılarımıza sunduğumuz hizmetler arasında ihtiyaca uygun konut eşleştirme, sözleşme hazırlama desteği ve güvenilir ev sahibi profilleri yer almaktadır. Ev sahiplerimize ise kiracı taraması, kira takibi, sözleşme yönetimi ve konut bakım koordinasyonu gibi kapsamlı hizmetler sunuyoruz. Kiracı adaylarının gelir durumu, referans kontrolü ve geçmiş kira ilişkileri hakkında detaylı değerlendirme yaparak ev sahiplerinin riskini minimize ediyoruz.
ENMAX Emlak'ın kiralık hizmetlerinden yararlanmak, kira sürecinizi güvenli ve sorunsuz bir şekilde yönetmenizi sağlar. Kiracı veya ev sahibi olarak bize ulaşın, profesyonel destek ve şeffaf hizmet anlayışımızla tanışın.
Kiracılar İçin ENMAX Emlak Farkı
Kiracı olarak konut ararken en büyük endişelerinizden biri, güvenilir bir ev sahibiyle çalışmaktır. ENMAX Emlak olarak, portföyümüzdeki tüm konutların sahiplerini titizlikle değerlendiriyor ve müşterilerimize yalnızca güvenilir ev sahiplerinin konutlarını sunuyoruz. Sözleşme hazırlama sürecinde her iki tarafın haklarını gözeterek adil bir anlaşma zemini oluşturuyoruz.
Ev Sahipleri İçin ENMAX Emlak Farkı
Konutunuzu kiraya verirken en önemli konu, güvenilir ve ödemelerini düzenli yapan bir kiracı bulmaktır. ENMAX Emlak olarak, kiracı adaylarının gelir belgelerini, referanslarını ve geçmiş kira ilişkilerini detaylı şekilde değerlendiriyoruz. Konutunuzun piyasa değerine uygun bir kira bedeli belirlemenize yardımcı oluyor ve sözleşme sürecini profesyonel olarak yönetiyoruz. Ayrıca kira döneminde oluşabilecek sorunlarda arabuluculuk desteği sunarak, taraflar arasındaki ilişkinin sağlıklı kalmasını sağlıyoruz.
Hemen İletişime Geçin: Kiralık konut arıyorsanız veya konutunuzu kiraya vermek istiyorsanız, ENMAX Emlak ekibiyle görüşün. Maltepe ve çevre bölgelerde en uygun kiralık seçenekleri sizin için bulalım. Kira sürecinizi profesyonel danışmanlıkla güvence altına alın.